|
|
|
|
Dünyada Türk Rivierasının incisi olarak tanınan Alanya kilometrelerce uzunlukta ince kumlu temiz sahilleri, berrak deniz suyu, tarihi ve kültürel zenginliği, çok kültürlü yaşam tarzı, doğal parkları, ılımlı Akdeniz iklimi, temiz caddeleri, butik ve pazarları , modern otel ve motellerin sayısız balık lokantaları, kafe ve barları, her türlü kara ve deniz sporları yapma imkanı ve geniş eğlence hayatı özellikleri sayesinde yerli ve yabancı turistler tarafından, en sevilen tatil merkezidir. Gelenleri ilk karşılayan, Alanya Yarımadası´nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesidir.
|
|
|
|
|
|
Tarih içerisinde " Coracesium - Calonoros - Alaiye - Alanya " isimlerini alarak günümüze gelen tarihsel zenginlik ve doğal güzelliklerle bezeli tam bir turizm cenneti olan Alanya'nın ilk iskanı ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
İlçe merkezinin kuzeydoğu istikametine düşen Kadı İni Mağarasında 1957 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten tarafından yapılan araştırmalarda bulunan insan iskelet ve fosilleri bölge tarihinin Üst Paleolitik (M.Ö 20000 – 17000) dönemine kadar uzandığı tespit edilmiştir. Bu kadar zengin bir tarihe sahip olan Alanya bazen Pamphylia bazen de Klikia topraklarından sayılmıştır.Tarihçi Heredotos bölgede yaşayan çeşitli kavimlerin Truva Savaşı sonrasında (M.Ö. 1820) buraya gelip yerleşenlere ev sahipliği yaptıklarını yazmaktadır.
|
|
|
|
|
» |
Alanya'nın Tarihi Anıtları |
|
|

UNESCO Dünya Kültür Mirası Kent adayı olan Alanya Kalesinin içinde birbirinden görkemli anıt yapılar vardır.
Surlar, Kızılkule, Tersane, Tophane gibi anıt yapıların yanı sıra Kalede restore edilerek kullanılan eski Alanya evleri de koruma altındadır ve görülmeye değerdir.Bu evlerin bir kısmında eski tezgahlarda dokumacılık yapılmakta veya bahçelerinde yemek servisi verilmektedir. Ortaçağdan kalma Kaleyi gezerken dikkatli gözler, antik çağdan kalma taş yontuları da fark edecektir. Alanya Kalesinin adım adım gezilmesi bir tam gün alabilir. Alanya, tarihi İpek Yolu üzerinde bir kent olduğu için çevresinde bir çok kervansaray ve bunları korumak için kaleler de vardır.
|
|
|
|
|
|

Alanya için bir mağaralar kenti dense yeridir. Kara ve deniz mağaralarının gizemli dünyasını Alanyada keşfedebilirsiniz. Milyonlarca yıl öncesinde varolan kara mağaralarında on binlerce yılda oluşmuş sarkıt ve dikitlerin büyülü dünyasında gezerken yeni sarkıt ve dikitlerin oluşumuna da tanık olabilirsiniz. Bu tanıklık, mağara içindeki aydınlatmanın yarattığı dekorla sizi fantastik bir sinema filminin içine sürükleyecektir. Alanyanın dünyaca ünlü mağarası Damlataştır. Damlataşın havası astım hastalıklarını iyileştirici özelliktedir ve doktorlar tedavi için astım hastalarına mağarada oturma kürü uygular. Henüz ziyarete açık olmayan Kadıini Mağarası ise 20 bin yıl önceki insanların Alanyadaki ilk evidir... Yarımadanın altındaki deniz mağaraları da tarihin eski çağlarından gelen efsanelere ev sahipliği yapar.
|
|
|
|
|
|

Alanya plajları geniş kumsallardan oluşur ve Mavi Bayraklıdır. Mavi Bayrak, yüzme amacıyla kullanılan deniz sularının temizliğini, plaj standartlarını belirleyen ve bunları denetleyen uluslararası bir uygulamadır. Aranan niteliklere uyan plajlara 1 yıl geçerli olmak üzere Mavi Bayrak verilir. Her 15 günde bir suyun mikrobiyolojik ve fizikokimyasal analizleri yapılır. Alanyada deniz suyunun rengi kıyıda maviden turkuvaza dönüşür. Durgun havalarda dipteki balıkları, çıplak gözle görmek olasıdır.Küçük balıkların, ayak altında dolaşması olağandır.
|
|
|
|
|
| |
| |
| |
| |
|
|
|